Söz geri alınmaz, ama onarılabilir
Kırıcı bir söz duyulduğu anda iz bırakır. Öyle demek istemedim demek bu izi silmez, çünkü karşı taraf sözü duydu, niyetini değil.
Onarımın ilk şartı: sözün ne olduğunu kabul etmek. Geçiştirmek, hafifletmek veya bağlamını değiştirmek işe yaramaz.
Öyle demek istemedim tuzağı
Bu cümle iyi niyetli ama iki sorun yaratır.
Birincisi: karşı taraf yanlış anlamış gibi konumlandırılır. İkincisi: sözün nereden geldiği açıklanmamış olur.
Bunun yerine ne demek istediğini değil, ne söylediğini kabul et. Sonra istersen gerçek niyetini anlat — ama sıra bu olsun.
Öfke bir açıklamadır, savunma değil
Sinirliydim demek olayı anlatır ama sorumluluğu kaldırmaz. Herkes sinirlenir; herkes o sözü söylemez.
Güçlü olan cümle şudur: sinirliyken bile söylememem gereken bir şeydi.
Ne kadar ağırsa o kadar yavaş
Ağır bir söz söylediysen tek mesajla kapanmasını bekleme. Karşı taraf zaman isteyebilir ve bu hakkıdır. Israr etmek, onarmak yerine baskıya dönüşür.
Tekrarlanmayacağını göstermek
Asıl özür sonraki tartışmada ortaya çıkar. Bir dahaki sefer sesini yükseltmediğinde, konuyu dağıtmadığında, o kelimeye gitmediğinde özrün gerçek olur.